Venedik

İtalya’nın en başlıca turistik yerlerinden biridir Venedik. Şehrin nasıl kurulduğunu duyduğunuzda şaşıracaksınız. Bu şehir 317 adet küçük ada üzerine  kurulmuş ve birbirine 409 köprü ile bağlanmış 150 kanala sahiptir. İlkbahar aylarında Venedik  Şehri dünyanın dört bir yanından gelen turistlerle dolup taşıyor. Özellikle bu zaman dilimi içerisinde barınma sorunu yaşabilirisiniz.

Venedik’de en keyifli gezilerden biri vaporetto ile lagünde gezintiye çıkmaktır. El değmemiş, küçük adacıkların çoğunda yerleşim olmayan ve toplu taşıma araçlarıyla ulaşım sağlanmayan. Ama Torcello’nun güzelliğini ve Burano’nun canlı renklerini görmenizi şiddetle öneririm.Eğer gondola binmek isterseniz (tavsiyemdir!!) 2 kişi yaklaşık 120 euro civarında 45 dakikalık bir tur ama 6 kişi bu parayı ortaklaşa verebilirsiniz çünkü gondollar 6 kişilik. Yok yinede pahalı derseniz vaporettolar sizi bekliyor 5 euro civarı olan rota (1)’ i almanız en doğrusu olacaktır.
Eğer turla giderseniz yarım günlük ekstra Murano-Burano turlarını kesinlikle almamanızı öneriyorum. Bu iki ada birbirine çok yakın ve vaporetto ile tur fiyatının çok daha  da altında bir ücretle buraya gidebiliyorsunuz. Bu adalar çok sevimli olmalarına rağmen uzun zaman geçirebilecek yerler değiller. Bence sabah erken bir saatte gidip, hızlı bir şekilde gezip öğlene kalmadan dönmeniz, şehrin diğer güzelliklerini yaşamanız için faydalı olabilir.
Ancak kanal turuna çok kafayı takmayın çünkü esas Venedik ara kanallarda saklı bence olabildiğince yürüyün, yürüyün, yürüyün. En önemli kanal “Canale Grande”  (büyük kanal) bir S çiziyor 37-60 m genişlikte, 3 km uzunlukta, ortalama 3 m derinliğe sahip. Kanalın karşı tarafına geçmek için “traghetti” adı verilen gondollar var bunlar sadece karşıya geçiyor ama yine de gondol (0.5 euroya gondola binmek için iyi bir fırsat !!) Bu arada kanal içerisinde hizmet veren su-taksilerinden uzak durun.
Bu kanal üzerindeki 3 köprüden (scalzi, academia ve rialto) en önemlisi köprü “Ponte di Rialto”  Uzakdoğu seferinden Marco Polonun Uzakdoğu etkisinde kalarak yaptırdığı söyleniyor. Kentin merkezi sayılabilecek meydan “Piazza San Marco” (İncili yazıya döken dört kişiden biri olan Aziz Markus yani diğer adıyla “San Marco” Meydanı defalarca geçeceğiniz kentin virengi noktası aynı zamanda her şey bu meydana göre tarif ediliyor. Venedik’in en büyük meydanı olan bu meydanda 96 m yükseklikte çan kulesi bulunuyor. (eski zamanlarda kafeslere konan mahkumlar bu kuleden meydana atılırmış !! ve açık bir havada kulenin tepesinden Hırvatistan görülebiliyormuş, biz görmedik) ”San Marcus Arslanı” (Venedik kentinin sembolü), “Aziz Theodore Heykeli” (Venedik’in koruyucusu olarak kabul edilir) “Dükalar Sarayı” ve “San Giorgio Maggiore Kilisesi” bu meydana açılıyor. Bu meydana bakan “San Marco Basilica” sı görülmeli denecek yerlerden…1204 yılındaki Haçlı yağması esnasında İstanbul’daki At Meydanından getirildiği söylenen (başkasının yalancısıyım) 4 bronz at da burada basilicanın galerisinde (dışında ise taklitleri var)
Görülmesi gereken bir ayrıntı da  “Ponte Dei Sospiri” (Hasret Köprüsü-Ahlar Köprüsü-Ağlama köprüsü) burası (resimlerimde iki binayı birbirine bağlayan bir köprü olarak resmi var) “Palazzo Ducale” (Dükler Sarayı) ile “Prigioni Nuove” (Yeni hapishane) yi birbirine bağlar. Hapishaneye giden mahkumlar (casanova dahil) bu köprüden son kez venedik’e bakarak “Ah!!” çekerlermiş.
Şehri genel olarak dolaştıktan sonra kahve molanızı San Marco Meydanı’ndaki Caffe Florian’da canlı klasik müzik eşliğinde verebilirsiniz. Fiyatları yüksek ancak tatilin bittiğini düşünerek kendiniz biraz şımartmış olursunuz.   Şimdiden iyi tatiller…

 

Diğer Gezi Notları

 

Amsterdam Berlin Brüksel
Paris Prag Venedik
Kıyıköy Alanya Abant
Ballıkayalar Cide Kastamonu
Safranbolu Roma

 

 

Önceki Sayfa

Yorumlar kapatıldı.