Safranbolu

Safranbolu

Güzel yurdumun gezip görülesi yerlerinin başındadır Safranbolu. Başta mimarisi olmak üzere her yönüyle başınızı döndürebilecek bir yöre. Gezmeye doyamayacağınız yegane yerlerden birisi. Küçük yaşlarımda gittiğim Safranbolu’yu tanıtmaya çalışacağım sizlere.

Karadeniz’den 65 kilometre içeride, Kastamonu ve Bartın’a komşu olan Karabük’ün incisi Safranbolu, Klasik Osmanlı Mimarisi’ni yansıtan tarihi Safranbolu Evleri ile 17 Aralık 1994 tarihinde Dünya Mirasları Listesine girmiş. Bu özelliğiyle oldukça fazla turist çekiyor. Tarih olarak çok eskilere dayanan bölge, coğrafi konumu nedeniyle birçok medeniyetin önemli ticaret yolları üzerindeymiş. Şehir de her biri tek tek gezilip görülmesi gereken 1.008 adet tarihi eser tescil edilmiş. Bunlar; 1 özel müze, 25 cami, 5 türbe, 8 tarihi çeşme, 5 hamam, 3 han, 1 tarihi saat kulesi, 1 güneş saati ve yüzlerce ev ve konak. Bunların dışında höyükler, tarihi köprüler ve kaya mezarları da bulunmakta. Buraları gezerken tarihin kokusu sizi büyüleyecek ve kendinizi alıkoyamayacaksınız.

Safranbolu’ya gittiğinizde ilk olarak merkezde bulunan Kent Tarihi Müzesi’ne uğrayın. Burada kentle ilgili önemli bilgileri aldıktan sonra, oradan temin edeceğiniz kent rehberi kitapçığıyla kendinize bir gezi planı hazırlayın ve unutamayacağınız bir deneyim yaşayın. Müze evleri gezmek gerçekten çok zevkli.

 

Mutlaka Görülmesi Gereken Yerler

Hıdırlık tepesi: Geçmiş dönemlerde hıdrellez kutlamaları ve yağmur duası ayinleri için kullanılmış olan Hıdır tepesinden Safranbolu’ya baktığınızda bir şehre nasıl aşık olunur öğreniyorsunuz. Şehrin tüm mimari güzelliği, tarih kokusu, endamı sizi büyülüyor adeta.

Müze evler: İlk olarak Kaymakamlık Konağı tavsiyemdir. 10 odalı bu muhteşem köşk tarzı ev müzeye çevrilmiş. Haremlik-selamlık olarak ayrılan odaların içinde bal mumu heykeller çok hoş. Vaktiniz yoksa müze evler arasında sadece burayı gezmeniz yeterde artar size. Diğer müze evler arasında Karaüzümler Gezi Evi, Mümtazlar Gezi Evi ve önceden izin alınarak gezilebilen evler; Havuzlu Asmazlar Konağı, Emirhocazade Ahmet Beyler Evi, İsmail Hakkı Asmaz Evi, Hacı Hüseyinler Evi. Hepsi birbirinden güzel bu müze evleri vaktiniz varsa teker teker gezmenizi tavsiye ederim.

Cinci Hanı ve Hamamı: Şehrin merkezinde bulunan bu han ve hamam 1640-50 yılları arasında, padişah 1. İbrahim zamanında Safranbolu’lu Karabaşzade Hüseyin Efendi (Cinci Hoca) tarafından yaptırılmış. Şimdilerde otel, restoran, bar olarak kullanılan han, zamanında İpek yolu üzerinden bir kervansaraymış. Hamam ise bayan ve erkek olmak üzere 2 bölümden oluşuyor. Zamanınız olursa dinlenebileceğiniz mekanlardan.

Yemeniciler Arastası : Lonca Çarşısı olarak bilinen bu yer, Osmanlı döneminde Lonca’lara ev sahipliği yapmış. Çarşı karşılık dükkanların uzandığı 2 uzun yol ve bunları kesen bir kısa yoldan oluşuyor. 10-15 metrekare büyüklüğündeki dükkanların içinde ürettikleri malları, dükkanların önüne serdikleri tezgahlarda satıyor ustalar ve yardımcıları. Birkaç tane kahvehane bulunuyor çarşıda. Ve bunların önü, çeşitli toplantılar için ve eskiden esnafın toplanarak dua etmeleri için baya geniş bırakılmış. Bu çarşıda epey hoş.

İncekaya Su Kemeri: Kent merkezinden yaklaşık 7 km uzakta olan bu görkemli yapıtı görmek isteyeceksiniz. Sadrazam İsmet Paşa tarafından kente su kaynağından su getirmesi için yaptırılan 6 kemerli bu yapıt, çeşitli gösteriler ve eğlenceler için restore edilmiş. Muhteşem bir manzarası bulunan bu kemeri gezmenizde tavsiyelerim arasındadır.

Bulak Mencilis Mağarası: Yine kentten biraz uzakta olan bu mekan yerli ve yabancı maceraseverler için ideal bir yer. Mağara toplam 6042 metre uzunluğunda ve 3 katlıdır. Nefes darlığı, astım ve bronşit hastalıklarına şifa verdiği söylenen bu doğa harikası gözleri kamaştırıyor. Osmanlılar döneminde şehir merkezine giden su yolunun kaynağı olan bu mağaranın sadece 400 metresi ziyarete açılmış.

 

MUTLAKA TADILMASI GEREKEN LEZZETLER

Safranbolu gezi açısından güzel olduğu kadar, lezzet açısından da bir o kadar güzel. İlk olarak şehrin adını alan Safranbolu Lokumu gelir tabiî ki. Çoğunluğu safrandan yapılan bu lokumları yemeğe doymak imkansız. Kutu kutu alıp getiresi geliyor insanın. Ve bir fincan kahvenin yanında tadının tarifi imkansız Cevizli Yaprak Helvasını mutlaka deneyin. Ayrıca Safranlı Zerde Tatlısı, Safranbolu Bükmesi, gözünüzün önünde yapılan gözlemeler… Tadına doyamayacağınız lezzetteki bu harikaları midenize götürdükten sonra gezmekten asla yorulmıcaksınız.

 

ULAŞIM

Safranbolu İstanbul’a yaklaşık 450, Ankara’ya 220 kilometre uzaklıktadır. Ankara-İstanbul otoyolu üzerinde Gerede çıkışından çıkarak Karabük yolu üzerinden yaklaşık 85 km’lik bir asfalt yol üzerinden ulaşılır.

 

Diğer Gezi Notları

 

Amsterdam Berlin Brüksel
Paris Prag Venedik
Kıyıköy Alanya Abant
Ballıkayalar Cide Kastamonu
Safranbolu Roma

 

 

Önceki Sayfa

Yorumlar kapatıldı.