Kastamonu

Kastamonu

Atatürk’ün şapka giyerek şapka devrimini başlattığı…  Söğüt ağıcının dalına mandanın yuva yaptığı, Kurtuluş Savaşı sırasında halkıyla vatanın kurtuluşuna kendini adamış evliyalar diyarıdır Kastamonu. Her köşesi ayrı bir güzel , tarihi ve doğal güzelliğiyle turizime açılmayı ve tanıtılmayı en çok hak eden illerdendir.Tarih boyunca bir çok medeniyetlere  kültürlere ev sahipliği  yapmış.

Sizlere bu güzel şehri (Memleketim olan) anlatmaya çalışacağım. Şehrin merkezi Nasrullah Camiinin etrafı,  buraya çarşı diye adlandırıyorlar. Alışveriş merkezleri, dükkanlar,hanlar,hamamlar bu caminin etrafında bulunmaktadır.Burada meşhur Kastamonu Çekme Helvası ,lezzetli pideler, etli ekmek,Tirit kebabı ve pastırmalı pide bulabileceğiniz dükkanlar var.Şehrin ortasından geçen çay şehri ikiye bölüyor.Ülkemizin en büyük anıtı ünvanını taşıyan Şerife Bacı anıtıda bu şehirde bulunuyor .Kurtuluş savaşı esnasında cepheye mermi taşıyan Türk kadınlarından sadece biridir Şerife Bacı. Karda,tipide mermileri ıslanmadan yerine ulaştırabilen şehit olan kahraman askerimizdir.Bu anıtın biraz ilerisinde 1900’lü yıllarda yapılmış olan günümüzde valilik olarak kullanılan tarihi bir bina,hemen yanında da saat kulesi var.Saat kulesi  Vali Abdurrahman Paşa döneminde, yani 26 Ağustos 1885 yılında, İstanbul Sarayburnu’ndan sökülüp getirilerek aslına uygun bir şekilde yeniden inşa edilmiş. Birde bu şehirde Anadolu’da kurulan ilk lise olma özelliğini taşıyan Abdurrahman Paşa Lisesi var. Türkiye’de üçüncü.  Lise, Kurtuluş Savaşı’nda önemli bir görev üstlenmiş ve son sınıf öğrencileri bizzat Kurtuluş Savaşı’na katılmıştır.

Bu şehire gelip de Kastamonu Kalesi’ne çıkmamak olmaz. Kale mimari üslubu ile Türkler tarafından inşa ettirilmiş olabileceği söylenmektedir. Bizanslılar tarafından yapılıp kalenin üst tarafı ise Candaroğulları  zamanın da yapılmış. Osmanlı döneminde ipek yolu üzerinde olan bu kaleye çıktığınızda tüm ili yukarıdan görebilirsiniz.Burası şehrin en yüksek tepesi.

Bu şehirde birçok türbe bulunmaktadır ve bunlar çevreleriyle birlikte bir huzur kaynağı olmaktadır.

Bu türbelerden bazıları şunlardır:

Şeyh Şaban-ı Veli Türbesi, Karanlık Evliya Türbesi, Aşıklı Sultan Türbesi (Yanık Evliya), Deveci Sultan Türbesi, Haraçoğlu Türbesi, Yılanlı Türbesi, Mehmet Feyzi Efendi Türbesi. Candaroğulları dönemine ait olan Adilbey Türbesi Merkez Terzi köyünde, Benli Sultan Türbe ve Külliyesi de Ilgaz Dağı eteklerinde gür ormanlar arasındadır. Nasrullah Camii, Yılanlı Camii, Atabey Camii, İbn-i Neccar Camii, Sinan Bey Camii, Aşir Efendi Hanı, Yanık Han, İsmail Bey Hanı, Urgan Hanı, Dede Hamamı, Araba Pazarı Hamamı, Bey Hamamı, Liva Paşa Konağı, Konyalı Konağı, 75. yıl Cumhuriyet Konağı, Pompripolis Kalıntıları.

Bu şehir Türk tarihinin mühürü gibidir. Her köşede Türk Kültürünün eşsiz örneklerini görmek mümkün. Eski Türk yapı tarzının en seçkin eserleri hala ayakta. Livapaşa Konağı 1870 yılında Mir Liva Sadık Paşa tarafından özel olarak yaptırılmış (Liva Osmanlı’da Sancak Bey anlamına gelir) 1979 yılında Kültür Bakanlığı tarafından Etnografya müzesi olmuştur. Simetrik iki girişi olan restore edilmiş eski bir konak. Girişdeki  katda, eski Kastamonu fotoğrafları sergileniyor. Birinci katda geleneksel Türk el işçiliğinin canlandırmalarla yansıtıldığı bir kat. Semercilik, kunduracılık, dokumacılık, bakırcılık, urgancılık gibi. İkinci katda ise, gelin odası, oturma odası gibi odlarıyla geleneksel bir Türk evini yansıtıyor. Ayrıca bu kat, Atıf Yılmaz’ın son filmi “Eğreti Gelin”in çekildiği konakmış.

Civardaki illere göre daha çok şanslı olan bu il gezi ve mesire yerleri açısından oldukça elverişlidir. Açık Maslak, Kadı Dağı, Acısu, Sarıgömü, Pınarören, Dipsizgöl gibi bölgelerine bahar aylarından itibaren rağbet artar. Ilgaz dağı ise hem yaz hem de kış aylarında rağbet edilen gözde yerlerdendir. Ilgaz dağları, Küre dağları, Yaralıgöz dağı, Bakacak dağı, Saraycık dağı, Ilgaz ve Küre dağları, Milli Park hüviyeti de taşımaktadır. Ayrıca Ilgaz Dağı kış turizmi için vazgeçilmez yerler arasında sırasını almıştır.

Muhteşem doğasıyla yemyeşil ormanları ile süslenmiş. Hemen köşeyi dönünce, şu tepeyi aşınca süprizlerle dolu birkaç gün geçirmek için tatilde farklılık arayanlar için herkese iyi yolculuklar diler umarım sizlerde birgün buraları gelip görme imkanınız olur…

Mustafa Kemal Atatürk’un Kastamonu Gezisi Kronolojisi

24 AĞUSTOS – Gazi Mustafa Kemal Paşa, sabahın erken saatlerinde Çankaya’dan Kastamonu’ya hareket etti. Ağustos ayı başlarında Kastamonulu bir heyet kendilerim davet etmişti.

24 AĞUSTOS – Gazi, Kastamonu’da geceyi Terzi Mehmet Emin Ağa’nın evinde geçirdi. Paşa’nın Kastamonu’da ‘Panama şapkası’ ile görül-mesi, halkı açık başla selamlaması, bu memleket gezisinin ardından yeni bir devrimin geleceğine işaret miydi? |

25 AĞUSTOS – Gazi Mustafa Kemal Paşa, Kastamonu belediye salonun-da halka seslendi: “… Biz her yönden medeni insan olmalıyız. Çok acılar gördük. Bunun sebebi, dünyanın durumunu anlamayışımız-dır. Fikrimiz, zihniyetimiz tepeden tırnağa kadar medeni olacaktır. Şunun bunun sözüne ehemmiyet vermeyeceğiz. Bütün Türk ve İslam alemine bakın; zihniyetlerim, fikirlerim medeniyetin emrettiği değişme ve yükselmeye uyduramadıklarından ne büyük felaket ve ıstırap içindedirler. Bizim de şimdiye kadar geri kalmamız ve en nihayet son felaket çamuruna batışımız bundandır… Behemehal ileri gideceğiz. Çünkü mecburuz. Millet açık olarak bilmelidir, medeniyet öyle kuvvetli bir ateştir ki, ona uzak kalanları yakar, mahveder. İçin¬de bulunduğumuz medeniyet ailesinde, layık olduğumuz mevkii bulacak ve koruyacak ve onu yücelteceğiz. Refah, saadet ve insanlık bundadır…’

26 AĞUSTOS – Gazi Mustafa Kemal Paşa, 25 Ağustos sah günü akşamı İnebolu’ya geldi. İki gününü halkla temasla geçirdi.  27 Ağustos Perşembe günü, İnebolu Türk Ocağı’nda, fes ve çarşaf ile ilgili Devrim Tarihimizin en önemli konuşmalarından birim yaptı:
‘Arkadaşlar!
Ben sevgili memleketimizin hemen her yerini gezdim, gördüm. Vatandaşlarımızın büyük kitleleri ile yakından temas ettim. Bütün bu candan temaslarınım bende bıraktığı silinmez hatıratı hürmetle yad ve tezkar ederken, beyan etmeliyim ki, bu havalide. Çankırı ve Kastamonu havalisinde ilk defa seyahat ediyorum…
Efendiler!
Türkiye Cumhuriyetim tesis eden Türk halkı, medenidir. Tarihte medenidir, hakikatte medenidir. Fakat ben, sizin öz kardeşiniz, arkadaşınız, babanız gibi söylüyorum. Medeniyim diyen Türkiye Cumhuriyeti halkı, fikriyle, zihniyetiyle medenî olduğunu ispat ve izhar etmek mecburiyetindedir… Bizim kıyafetimiz milli midir?… (Hayır sesleri). Bizim kıyafetimiz medeni ve beynelmilel midir?…. (Hayır, hayır sedaları).

28 AĞUSTOS – Cuma günü sabahleyin Devrekani’ye hareket etti.

28 AĞUSTOS – Gazi Mustafa Kemal Paşa, Taşköprü’yü ziyaret etti. Halkla kıyafet konusunda konuştu. Kasabadan ayrıldığında terziler, bezden şapka dikmeye başlamışlardı. Ertesi Cumartesi günü (Kasabanın pazarı) gençler ve memurlar şapka ile dolaşıyor ve kasabaya basma uydurma bez sarmış ya da fesli bir tek kişiyi sokmuyorlardı.

29 AĞUSTOS – Gazi, Daday ilçesin! de ziyaret etti. Halkla konuşmalar yaptı.

30 AĞUSTOS – Gazi Mustafa Kemal Paşa’nın, Kastamonu gezisinin son günü. Güneşli bir pazar sabahı. Gazi, yine sesleniyor Kastamonululara:
‘Efendiler ve ey Millet!
İyi biliniz ki, Türkiye Cumhuriyeti, şeyhlerin, dervişlerin müritleri ve meczupların memleketi olamaz. En doğru ve en hakiki tarikat, medeniyet tarikatıdır.’

1 EYLÜL – Gazi; Kurtuluş Savaşı’na büyük katkıları olan, yüzlerce evladını şehit ve yaralı veren, tek bir kıpırdama olmayan Kastamonu ve dolaylarında gördüklerinden memnun olarak Ankara’ya döndü.

Diğer Gezi Notları

 

 

Amsterdam Berlin Brüksel
Paris Prag Venedik
Kıyıköy Alanya Abant
Ballıkayalar Cide Kastamonu
Safranbolu Roma

 

 

Önceki Sayfa

Yorumlar kapatıldı.